6 Şubat Depreminde Aslında Kaç Kişi Öldü? Toplumsal Yapıların ve Eşitsizliğin Gölgesinde 6 Şubat 2023, Türkiye’nin tarihindeki en büyük felaketlerden birine tanıklık etti. 7.8 büyüklüğündeki deprem, özellikle Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve diğer güneydoğu illerinde yıkıcı etkiler bıraktı. Resmi kayıtlara göre, on binlerce insan hayatını kaybetti, binlerce bina yerle bir oldu. Ancak depremde kaybedilenlerin sayısını yalnızca sayı olarak ifade etmek, arkasındaki derin toplumsal yapıları ve eşitsizlikleri göz ardı etmek olur. Gerçekten de “kaç kişi öldü?” sorusu, sadece fiziksel bir kaybı değil, aynı zamanda toplumun çeşitli katmanlarında yaşanan eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri de sorgulamamız gereken bir sorudur. Bunun yanında, toplumsal yapıların ve bireylerin…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İronik Söyleyiş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Giriş: Kelimelerle Düşünceyi Dönüştürmek Kelimeler, dünyayı sadece tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda dönüştürme gücüne de sahiptir. Bir anlatı, karakterlerin içsel dünyalarını ve toplumların yapısını yansıtırken, kelimeler onları anlamaya başladığımız araçlar haline gelir. Bir edebiyat eserine daldığınızda, her sözcüğün ardında bir anlam, bir his ve bir izlenim olduğunu fark edersiniz. Peki ya bazen kelimeler, bizlere bir şey anlatmak yerine, tam tersini söyleseydi? Anlatıcı, okurunun anlamaya çalıştığı gerçekliğin tam zıddını mı dile getiriyordu? İşte tam burada ironi devreye girer. İronik söyleyiş, kelimelerin yüzeyinde yatan anlamın, onların gerçek anlamıyla çelişmesidir. Yani, bir şeyin söylenmesi ile o…
Yorum BırakDiyette 1 Tane Gofret Yenir Mi? Farklı Yaklaşımlar Diyette 1 tane gofret yenir mi? Bu soru, çoğumuzun aklından geçmiştir. Şekerli bir atıştırmalık, kısa vadede tatlı bir keyif sunsa da, diyet yaparken bu tür zevklerden feragat etmek gerektiğini söyleyen birçok diyet kuralı var. Peki ya bir tane gofret, diyeti mahveder mi? İçimdeki mühendis ve içimdeki insan tarafı arasındaki tartışmayı bu yazıda size aktaracağım. Bir yandan analitik ve bilimsel bakış açısıyla, diğer yandan insani duygularla konuyu ele alacağım. İçimdeki Mühendis: Kalori Saymak ve Makroları Hesaplamak İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Bunu hesaplamak zor değil. Gofretin kalori değeri, şeker ve yağ oranları oldukça net.…
Yorum BırakÇelik Nasıl Soğutulur? Metalin Sıcak Hikayesi Hiç düşündünüz mü, elimizde tuttuğumuz bir çekiç, bir bıçak veya bir köprü iskeleti nasıl bu kadar dayanıklı oldu? Bu dayanıklılık, sadece kullanılan malzemenin kalitesiyle değil, aynı zamanda onun üretim sürecindeki bir adım olan soğutma teknikleriyle de ilgilidir. Çelik nasıl soğutulur? kritik kavramları, sadece mühendislerin veya metalurji uzmanlarının değil, üretim süreçlerine, endüstriyel tasarıma veya hobi olarak metal işleyen herkesin ilgisini çeken bir soru. Ben bu süreci, bir yaz sabahı demirhaneye girip sıcak metalin kokusunu ilk defa duyduğum an hatırlayarak anlatmayı seviyorum. O an, sıcak çeliğin suya veya yağa daldırılmasıyla çıkan tıslama sesi, sadece fiziksel bir…
Yorum BırakTutarsız Düşünce: İnsan Zihninin Çelişkili Yönleri Herkes hayatının bir döneminde, mantıksız veya çelişkili düşüncelere sahip olmuştur. Hangi kararı alırsak alalım, bazen içsel bir çatışma yaşarız. Bu, sadece bir duygu değişimi veya anlık bir kafa karışıklığı değildir; bazen zihnimiz, tam anlamıyla birbirine zıt düşünceleri barındırabilir. Peki, bu tutarsız düşünce ne demek? Nasıl oluyor da bir insan bir anda hem kendini sevdiğini söylerken, bir diğer anda kendini suçlu hissedebiliyor? Psikoloji, insanların düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını anlamaya çalışan bir bilim dalı olarak, bu tür çelişkili düşünceleri çeşitli açılardan inceler. Bu yazıda, tutarsız düşünceyi bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden ele alacak ve bu…
Yorum BırakRASAT: Pasif Bir Yapı mı, Yoksa Derin Devletin Bir Aracı mı? Siyaset, güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Toplumlar, tarihsel süreçlerde devletin yapılarını, kurumlarını ve ideolojilerini nasıl inşa ettiğini, güç ve iktidarın kimler arasında nasıl dağıldığını sorgularlar. Birer mekanizma olarak bu yapılar, aynı zamanda bireylerin yurttaşlık hakları, katılım düzeyleri ve demokrasi anlayışlarıyla şekillenir. Bu bağlamda, RASAT gibi bir yapıyı incelediğimizde, pasiflik ya da aktiflik gibi kategorilere indirgenmesinin ötesinde, daha derin bir analize ihtiyaç duyduğumuzu söylemek gerekir. RASAT, bir izleme ve gözetim aracı mı, yoksa toplumsal düzeni yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyan, üzerinde çokça düşündürmesi gereken bir enstrüman…
Yorum BırakMaz Mez Ne Eki? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Sözlerin gücü, insanlık tarihi kadar eskidir. Her bir kelime, insan zihninin derinliklerine yolculuk yaparak duyguları, düşünceleri ve hayalleri şekillendirir. Bir kelime, yalnızca bir anlam taşımaz; aynı zamanda bir hikayeyi, bir duyguyu ya da bir karakteri ortaya çıkarabilir. Edebiyat, kelimelerin büyüsünden doğan bir dünyadır. Bu dünyada, “maz” ve “mez” eklerinin anlamlarını çözümlemek, dilin derinliklerine inmek gibidir. Bu ekler, kelimenin köküne eklenerek farklı anlamlar, farklı çağrışımlar yaratır. Peki, “maz” ve “mez” ekleri edebi bir metinde nasıl bir anlam katmanına dönüşür? Gelin, bu eklerin dildeki işlevini, anlamlarını ve metinler arası ilişkilerini birlikte keşfedelim. “Maz Mez”…
Yorum Bırak4’6 Denize Çıkılır mı? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Güç, otorite ve toplumsal düzen… Bu üç kavram, her dönemde insan ilişkilerinin temel yapı taşlarını oluşturmuş ve onların biçimlenmesinde belirleyici olmuştur. Toplumların nasıl işlediği, hangi kuralların geçerli olduğu, bireylerin hangi haklara sahip olduğu ve bu hakların nasıl savunulacağı, çoğu zaman bu güç ilişkilerinin bir sonucudur. Ancak bu ilişkiler sadece bireysel çıkarların çatışması değil, aynı zamanda tarihsel bir birikimin, kültürel kodların ve toplumsal değerlerin bir tezahürüdür. Siyaset, bu ilişkilerin sahneye konduğu bir oyun sahasıdır. Peki, bu oyunda “4’6 denize çıkılır mı?” sorusu, gücün, iktidarın ve meşruiyetin nasıl…
Yorum BırakGiriş: Geçmişin Işığında Vakitsiz Olmak Geçmişin izlerini sürerken, zamanın sadece bir ölçüm aracı olmadığını, aslında insanların yaşamlarına, toplumsal yapılarına ve değerlerine şekil veren bir bağlam oluşturduğunu keşfederiz. Bugünü anlamak, yalnızca son dönemdeki olaylarla sınırlı kalmaz; geçmişin derinliklerine inmeyi gerektirir. Birçok kavram, sadece bugünün lensinden anlaşılmakla kalmaz, aynı zamanda tarihsel bir perspektifle daha net bir şekilde anlam kazanır. Vakitsiz olmak da bu kavramlardan biridir. Peki, vakitsiz olmak ne demek? Bu kavram, hem bireysel hem toplumsal düzeyde farklı şekillerde anlaşılabilir, ancak tarihsel olarak gelişimi, toplumların zamana bakış açılarıyla yakından ilişkilidir. Bu yazıda, “vakitsiz olmak” kavramının tarihsel bağlamda nasıl şekillendiğini, zaman algısının değişimlerini…
Yorum BırakLal Taşı Nereye Takılır? Tarihî Kökenleri ve Günümüz Uygulamalarıyla Rehber Tarihsel Arka Plan: Antik Medeniyetlerden Günümüze lal taşı Lal taşı (garnet ya da “granatum” kökenli adıyla) binlerce yıllık bir geçmişe sahip. Örneğin, Tunç Çağı’na kadar uzanan dönemde Sümerliler ve Mısırlılar bu taşı kullanmışlardır. ([Stonesn.com][1]) Mısır firavunlarının mezarlarında bulunması, taşın sadece süs eşyası değil sembolik ve ritüel bir değeri olduğunu gösterir. ([Doğal Taşlar][2]) Orta Çağ’da savaşçıların zırhlarında tılsım olarak yer alması taşın koruyucu anlamını vurgular. ([Modanium][3]) Bu bağlamda, bugün “lal taşı nereye takılır?” sorusunun yanıtı yalnızca estetik bir tercih değil; aynı zamanda kültürel ve tarihsel bir mirasla bağlantılıdır. Günümüzdeki Uygulamalar: Takı, Aksesuar…
Yorum Bırak